Paris Gezi Notları

Yine aylar öncesinden yapılmış bir kurban bayramı planı. Bu sefer kalabalık bir grubuz: annem, babam, 2 kardeşim, Hale'nin üniversite arkadaş grubu…
Gitmeden önce yine bloglar tarandı, ekşisözlük hatmedildi… Söz konusu Paris olunca bilgiye ulaşmak kolay, çünkü Paris Türklerin en çok tercih ettiği yurtdışı şehriymiş. 2012'de de Dünya'da en çok ziyaret edilen 2. şehirmiş (1.lik Londra'da).
Paris'in popüleritesinin bu denli yoğun olması otel fiyatlarına da yansımış Konaklama fiyatları uçmuş… Biz de gezmeye gittiğimiz yerlerde otele çok para vermeyi gereksiz buluyoruz. Çünkü odaya sadece uyumaya gidiliyor. Araştırmalar sonucunda kaldığımız yerlerden bahsetmek gerekirse…
Opera civarı
Hale(kardeşim), eşi ve arkadaşları www.feelparis.com 'dan bir apartman dairesi tuttular. 6 kişi bir evde kaldılar ve 1 geceliği kişi başı 37 euroya geldi. O tarihte bu kadar ucuz fiyata bir otelde kalmak mümkün değildi. Tuttukları yer Opera adı verilen muhitteydi. Evin konforundan çok memnun kalmasalar da uygun bir opsiyon olduğu için çok şikayet etmediler.
Biz de annem, babam, Müge(küçük kardeşim) ve Olgun bir otelde kaldık. Gidiş dönüş tarihlerimiz uymadığı için apartman dairesine yönelmedik. Otelimizi booking.com'dan ayarladık, yine Opera bölgesinde Prince Albert Opera adlı otelde kişi başı 1 gecelik fiyat 55 euroya geldi. Burası düşük beklenti ile gidilirse beğenilmeyecek bir yer değildi Asansörü ve koridorları çok dar, odaları ise karanlık diye annem tarafından beğenilmemiş olsa bile lokasyonu ve temizliği ile kendini affettiriyordu.
Konaklama için Opera bölgesini şiddetle öneriyorum. Burası Galleries Lafayette ve Printemps alışveriş merkezlerinin olduğu, sokak satıcılarının ortamı şenlendirdiği çok canlı bir muhit. Ulaşımı da gayet rahat. Alışveriş merkezlerine yakınlığı sayesinde aldıklarınızı otel odasına bırakıp alışverişe devam edebiliyorsunuz
Opera – Paris
Paris'e uçak ile gelip Charles de Gaulle (CDG) havalimanında indiyseniz buradan çıkmadan metro biletini alabilirsiniz. Turist info gibi bir büfeden alınıyor biletler. Biz Disneyland ve havaalanına giden hatlarda da geçerli olan 5 günlük bir bilet aldık. 53.40 euro luk bu bilet sayesinde bol bol metro kullandık. Aynı bilet ile otobüs de kullanabiliyorsunuz. Sınırsız kullanım biletlerinin 1,2,3 günlük olanları veya daha az bölgeyi kapsayanları da var. Veya bindikçe öderim diyorsanız bizim gittiğimiz tarihte tek yön bilet fiyatı 1.8 euroydu.
Metro haritası karmaşık gibi görünse de 2. gün her şeyi çözmüş oluyorsunuz. Keşke bizde de olsa dedirten bir ağ var, her yere uzanıyor. Gece 1den sonra metro kapanıyormuş, sabah da 5.30 da ilk sefere başlıyormuş.
Paris Metro Haritası
Paris'e adımımızı atar atmaz başımıza gelen olayı paylaşmak istiyorum. Yanımıza kötü giyimli bir kadın yanaşıyor, yerden bir şey alıyor gibi yapıyor, ve elindeki altın görünümlü yüzüğü bize uzatıyor. İngilizce olarak "Bunu yerden buldum, sizin mi?" diyor, bizim olmadığını söylüyoruz. Yüzüğü ısrarla bize vermeye çalışıyor "Sizin değilse bile alın, ben bunu size vermek istiyorum" diye ısrar ediyor. Muhtemelen bize yüzüğü verip para isteyecekti. Biz kadını reddettik ve yolumuza devam ettik. Meğer bu çok yaygın bir dolandırma taktiğiymiş Paris'te. Bir de ortalıkta anketör görünümlü "Do you speak English" diye soran birilerine rastlıyorsunuz sürekli. Onlara da hiç prim vermeyin derim. İstanbul'da 5 yıl yaşayıp yendiğim metropol korkusu Paris'te yine ortaya çıktı ve burada hep çantama bakarak gezdim.
Güvenilir olmasa da feci güzel bir şehir olan Paris'in en ünlü caddesi "Avenue des Champs-Élysées" yani Şanzelize. İtiraf edeyim, Şanzelize'nin bu şekilde yazıldığını öğrenmem çok uzun bir geçmişe dayanmıyor Bu caddenin bir ucu Concorde meydanı ve dikilitaş, diğer ucu ise Arc de Triomphe yani Zafer Takı.
Zafer takı
Avenue des Champs Elysees
Şanzelize'de neler mi var, ünlü markaların muhteşem dizaynlı vitrinlere sahip mağazaları, sevimli pasajlar, fast food restoranları ve makaronları ile ünlü La Durée pastanesi… Mümkünse mağazalara dalın, bol bol alışveriş yapın, ara sokaklara girip çıkın ve La Durée'de bir makaron molası verin. Ben en çok green apple ve orange blossom aromalıları sevdim ama zevkler farklı olabilir tabii
Dünyaca ünlü pastane Laduree
Birer ısırım makaron
Concorde Meydanı'nın hemen gerisinde Jardin des Tuileries diye bir park var. "Gözümüz park görsün" diyor ve geziyoruz. Bu parkın bir ucu Concorde meydanı, diğer ucunda ise Louvre müzesi var.
Concorde Meydanı
Louvre Müzesi dünyaca ünlü Mona Lisa ve daha bir çok önemli eser barındıran bir yer. Günlerce gezsen bitmez diyorlar, biz de hakkını veremeyiz diye düşünüp girmedik. Girmeyebilirsiniz ama Louvre'un etrafında aşağıdaki pozları vermediyseniz Paris'e gittiğiniz sayılmaz Müze salı günleri kapalıymış, bilginize…
Louvre müzesi önündeyiz, piramidin tepesini tutturmak hiç de kolay değil
Babam başarmış
Musee d'Orsay yani Orsay müzesi de Paris'in 2. önemli müzesi. Eski bir tren garını müze haline getirmişler. Seine nehri kenarında gezerken buraya da uğramayı ihmal etmeyin.
Orsay Müzesi
Seine nehri Paris'e can veren, güzellik katan bir nehir. Etrafında yürüyüp, hediyelik eşyalara bakıp, köprülerde fotoğraflar çekilin. Hatta bir nehir turuna katıldık biz. Kişi başı 13 euro idi. Bu nehir turlarının yemekli olanları da varmış ve fiyatları 25-30 eurodan başlıyormuş. Nehir turlarının kalkış durağı Pont Neuf, Notre Dame'a çok yakın.
Siene Nehri kenarında
Güzel bir havada nehir turu yapılmalı
Seine Nehri üzerinde uğramanız gereken köprülerden biri "Pont des Arts" yani Kilitli köprü, veya Aşıklar köprüsü. Sevgililer bu köprüye asma kilitlerini asıp anahtarını nehre atıyorlar ki aşkları ölümsüz olsun.
Bir diğer köprü de Pont Alexandre III. Sanatsal bir köprü, tasarımı, üzerindeki heykelleri, sokak lambaları ile hayran bırakıyor.
Notre Dame Katedrali de Paris ünlülerinden. Kamburunu bilmeyen yoktur. Burası da Seine nehri üzerinde bulunuyor. Bir kısmı tadilattaydı biz gittiğimizde.
Notre Dame Kilisesi
Ve en önemli Paris ikonu, Eyfel Kulesi, yani Tour Eiffel… Meğer kule Parisli'ler tarafından hiç beğenilmeyen, metal yığını olarak görülen bir yapıymış. Şöyle de bir hikaye anlatılagelir, Fransız yazar Guy de Maupassant kule inşa edildiğinde Paris'i terketmiş, ama şehre her geldiğinde de kulenin 1. katındaki kafelere otururmuş. Bu davranışının sebebi sorulduğunda da “Burası Paris’in en güzel göründüğü, yani Eyfel kulesinin görünmediği tek yer de ondan” diye cevap vermiş.
Parislilerin "metal yığını" demeleri boşa da değil aslında
Yine de uzaktan estetik bir yanı var, veya gözümüz alışmış
Her ne kadar beğenilmese de Eyfel kulesi hem Paris'in hem de Fransa'nın sembolü haline gelmiş. Önünde fotoğraf çekilmezse olmaz!
300 m uzunluğundaki kuleye çıkmak en önemli Paris aktivitelerinden olsa gerek. Öncelikle önündeki kalabalığı ve sırada geçecek zamanı gözönünde bulundurmak lazım. Kulenin 1., 2. ve en üst katına çıkılabiliyor. İlk 2 kata asansör veya merdiven ile çıkılabiliyor. Merdiven daha az beklemeli, daha ucuz ama daha yorucu seçenek.
Paris'te eğitim gören bir kaç arkadaşımızın tavsiyesi üzerine biz Eyfel'e değil, Montparnasse'a çıktık. Sebebi de Eyfel kulesini ışıklı bir şekilde görmek ve sıra beklememekti. 200 m uzunluğundaki kuleye çıkış 13 euro idi. Hava soğuk, tripodumuz kısa olduğu için oldukça titrek fotoğraflar çekmiş olsak da enfes Paris manzarası beynimize kazındı…
Montparnasse'ın tepesinden Paris
Paris manzarasının bir başka adresi de Montmarte tepesi. Burada Sacre Coeur Kilisesi karşılıyor bizi. İlginç bir mimariye sahip kilisenin içine girebilirsiniz. Biz gece çıktığımız için dış cephe aydınlatması binayı sarı renk göstermiş, normalde beyaz. Daha sonra kilisenin arka tarafına geçip Montmare bölgesinin meşhur ressamlarıyla tanışabilir, ayaküstü karikatürünüzü çizdirebilirsiniz. Bu bölgede hediyelik eşyacılar ve kafeler var. Meşhur kırmızı değirmen Moulin Rouge da bu bölgede.
Montmare Tepesinden Paris
Bizim Paris'te olduğumuz tarihte ne tesadüftür ki yakın arkadaşımız Serkan da Paris'teydi, Sacre Coeur'un önündeki merdivenlerde buluşup bir kafeye oturduk, şarap peynir eşliğinde şirketler kurduk, memleketi kurtardık
Sacre Coeur kilisesi
Parislilerin en çok takıldığı bölge St Germen ve St Michel caddelerinin olduğu bölge. Notre Dame'a çok yakın olan bu caddeleri zevkle gezdik. Ünlü "Cafe de Flore" de St Germen caddesi üzerinde. Servis kalitesini bilemiyorum ama orası da görünürde bütün Paris kafeleri gibi sandalyeler dışarı bakar şekilde konumlandırılmış bir kafeydi.
Cafe de Flore
St Michel caddesine gelmişken Jardin du Luxembourg yani Luxemburg Bahçesine uğramalısınız. Çünkü huzur burada satılıyor… Güneşli bir pazar sabahı aileler o kadar keyifli zaman geçiriyorlardı ki, park kültürümüzün olmayışına isyan etmeden geçemiyorum.
Luxemburg Bahçesi
Luxemburg Bahçesi'nde güneşli bir pazar sabahı
Gittiğim yerlerde vaktim olursa oraya özgü gösterilere gitmeyi çok severim. O yüzden Trip Advisorda Paris'te yapılacaklar listesinin üst sıralarında yer alan "How To Be A Parisian in One Hour" adlı gösteriye gitmeye karar verdik. "Fransızların İngilizcesi iyi olmuyor, ya bir şey anlamazsak" endişesine gerek yok, gayet anlaşılır, komik, eğlenceli ve öğretici. Tek kişilik olan gösteri, 1 saat sürüyor ve Parislilerin tipik davranışlarını anlatıyor, genelde Amerikalılar ile kıyaslıyor. Fransızların, özellikle Parislilerin oldukça suratsız, ukala, yer yer kaba, fiziğine önem veren, bol sigara içen tipler olduğu esprili bir dille anlatılıyor. Biz çok güldük.
Bir başka Paris turist aktivitesi de revü. Bunun için ünlü 2 seçenek var, 1si Moulin Rouge, bir diğeri de Lido Show. Biz fiyat ve lokasyon avantajından dolayı Lido Showu tercih ettik. Yeri Şanzelize üzerinde. Yemekli veya sadece içecekli veya sadece revü şeklinde seçenekler var. Genelde 2 oturum şeklinde yapılıyor gösteriler, 21.00 seansı daha revaçta ama daha pahalı. Biz haftaiçi 23.30 seansına 50 euroya bilet aldık. Lido Show için oldukça ucuz bir fiyat. Ha 50 euroluk bir gösteri mi diye sorarsanız aslında değil… Çıplak kadınlar çok da zor olmayan figürlerle dans ediyorlar. Bir kaç jonglör gösterisi ilgi çekiciydi ama onlar bile topları düşürdü… 23.30 seansına giderseniz show bitene kadar metro kapanmış oluyor ve kalacağınız yere taksi ile dönmek durumunda kalıyorsunuz.
Fotoğraf çekmek yasaktı, çaktırmayın!
Lido show için ekstra kıyafet götürmüştüm, çünkü gece elbisesi gibi şık kıyafetle girilebileceği yazıyordu her yerde. Fakat hava o kadar soğuktu ki götürdüğüm şeyi giymeyi düşünemedim bile. Zaten de görevliler normal günlük kıyafetimizle girebileceğimizi söylediler. Kazak, kot, çizme ile girişe izin varmış, çok salaş olmadıktan sonra kıyafet konusunda fazla kasmaya gerek yokmuş
Alışveriş faslına gelirsek… Chaussée d’Antin metro durağında indiğinizde Galeries Lafayette alışveriş merkezine kolayca ulaşıyorsunuz. Galeries Lafayette önündeki sokak satıcılarının tezgahlarına da göz atmayı unutmayın, çok değişik ürünler var. Lafayette'in 6. katına yani hediyelik eşyalarının olduğu bölüme bayıldım ben. Buradan Fransız şarapları, Paris temalı kutular içinde bisküviler, ilginç tasarımlı Paris hatıraları alınabilir. Bir de her yerde afişini gördüğüm Kusmi Tea ürünlerini de burada buldum. Merak edip aldım ve çaysever biri olmadığım halde Kashmir Tea diye bir çeşidinin bağımlısı oldum, bitmesin diye azar azar kullanıyoruz.
Sokak satıcıları
Galeries Lafayette alışveriş merkezinin içi saray gibiydi
Eczaneler de bir başka güzel, bir başka ucuzmuş Paris'te. Meslektaşlarıma ayıp olmasın ama kozmetiğe meraklıysanız uğramanızı öneririm
Paris'te kahvaltı anlayışı kruvasan eşliğinde kahve… Bunu denediğimiz gün kahvaltıdan 1-2 saat sonra karnımız zil çalmaya başlayınca bir daha tekrarlamaya gerek duymadık ve kahvaltıda sandiviçe karar kıldık.
Akşam yemeği için çok popüler mekanlardan biri "Relais de Entrecote". Burası rezervasyon yapmayan, akşam saat 7 de açılan bir yer. Eğer burada yemek istiyorsanız restoran açılmadan gidip sıraya girmeniz gerek. 7den sonra giderseniz de kapının önündeki sıraya katılıp bekleyebilirsiniz. Eti tek seferde değil, soğumaması için 2 seferde sunuyorlar.
Türk yemeği özlerseniz Strasbourg St Denis metro durağında inip Derya Restorantı sorabilirsiniz. Biz orada da yedik, çok beğendik, kana kana ayran içtik, iyi geldi
Paris'te krep çok meşhur. Tavsiye üzerine tatlı olanlardan değil, peynirli ve tavuklu çeşitlerinden denedik. Gerçekten lezzetli ve hafifti. Montparnasse civarı krepçilerin yoğun olduğu bir bölge.
Yediğimiz krepler
Vaktiniz varsa 1 gününüzü de Disneyland'a ayırmayı unutmayın. Benim Disnayland yazım için buyrun bu tarafa.
Bu arada gezi araştırması yaparken en çok yararlandığım site http://www.gezipgordum.com/tag/paris-gezisi/ oldu. Site sahibini tanımıyorum ama çok güzel hazırlamış, mutlaka incelenmeli.
Bir de Paris'te gezilecek yerlerin haritadaki konumlarını kabataslak gösteren bir harita ekliyorum, plan yaparken yararlı olacağına inanıyorum.
Paris'te gezilecek yerler
Paris gezmekle de anlatmakla da bitecek bir yer değil. Havanın kapalı, soğuk ve yağmurlu olmasına rağmen Paris milyonlarca hayranına bir de beni ekledi. Kaç kere gitsem de bıkmam diye düşünüyor, herkesin yolunun bir gün Paris'e düşmesini diliyorum
O kadar guzel fotograflar cekmissiniz ki sanki ben de sizinle beraber gezmis kadar oldum. Anlatim ve fotolar cok guzel. Gezi bloglarini seviyorum. Sanki siz de icindeymis, oralardaymis hissi veriyor. Birinci agizdan ve dogal anlatimlar hosuma gidiyor. Tsk.
Ben de guzel yorumunuz icin cok teşekkür ediyorum
çok güzel anlamışsınız.thanx
ayrıntılı, bilgilendirici bir yazı olmuş. tebrikler
Çok çok güzel bir yazı olmuş.\r\nÖnümüzdeki sene rehber olarak kullanacağım kesinlikle.\r\nTebrikler.\r\nMurat
Okuyan ve yorum yapan herkese çok teşekkürler, iyi gezmeleriniz olsun
Yarın Paris seyahatimden önce yazınızı okudum, çok faydalı olacağını düşünüyorum.. Çok güzel şeylere değinmişsiniz… teşekkür ederim
Ay ne hoş! Benim için de gezin lütfen
Elinize sağlık, çok kaliteli ve bilgilendirici bir yazı, Paris gezim öncesi baştan sona dikkatlice okuyup çıktısını bile aldım
ayrıca sizin de yararlandığınız başka bir sitenin linkini vermeniz de ayrıca güzel olmuş.\r\n
Yazımın çıktısı sizinle Paris’te gezerken ben de sizinle geziyor gibi hissederim umarım
Bildigimi paylaşmayı sevdiğim icin yararlandığım yazılari da belirtiyorum yazılarım içinde.Yorum bıraktığınız icin cok teşekkür ederim, iyi gezmeler!
Melike Hanım gerçekten sizi tebrik ederim. Yılbaşında Paris’mi Prag’mı diye inanılmaz kararsız kaldık. Bu güzel yazı bize yol gösterecek
En son bölümde yer alan harita ise tam aradığım şey :)) Teşekkürler..
Son haritayı gördüğümde ben de “keşke gitmeden görseymişim” dedim. Sanırım Paris biz Türkler için ilk tercih. Prag daha gerilerden geliyor, o anlamda iyi seçim olmuş
Umarım Prag’a gider onu da yazarım, okursunuz benden
Teşekkür ederim güzel yorumunuz için.
29’unda geldim, burada yazılan birçok şeyleri bir araya getirerek kendime güzel bir gezi planı hazırladım, tüm aile sıkıntı yaşamadan 5 gün gibi bir zaman geçirdik, ama kış günü soğuk nedeniyle birçok aktiviteyi es geçmek zorunda kaldık. Mayıs ayında tekrar gideceğim o zaman kalanları tamamlarım. Bende Paris’de gezdiğim yerlerden b,ir video derledim izlemek isteyen olursa. https://www.youtube.com/watch?v=rySEkNx2MWM Gerçi daha hepsi değil ama yakında diğerlerini de eklerim. Güzel bilgiler için çok teşekkür ederim.
Yorumunuz için ben teşekkür ederim Özer Bey, mayısta daha keyifli bir gezi geçirmenizi umarım…
Merhaba Melike Hanım\r\n15 gün sonra eşimle bende Paris’e gideceğiz.Yunan schengeni var 1 yıllık,3 kere Yunanistan’a giriş yaptık vize aldıktan sonra,umarım sorun olmaz girişte.\r\nesas sormak istediğim bireysel gidiyoruz bizde,yemek için önereceğiniz yerleri öğrenebilir miyim?doğum günü konseptine uyacak çok fazla fiyatlı olmayan şık bi yer önerebilir misiniz?\r\nTeşekkürler
Merhaba Neşeli Böcük, vize konusunda sıkıntı olmaz, biz de sizin gibi Yunan vizesi ile bir sürü yere girip çıktık. Restoran olarak şu an için tek önerebileceğim yazımda belirttiğim “Relais de Entrecote”. Trip advisor’dan bir inceleyin bakalım istediğiniz gibi bir yer mi. Değilse de Şanzelize’nin ara sokaklarına girip çıkıp zevkinize uygun bir yer bulabilirsiniz diye düşünüyorum. Şimdiden keyifli seyahatler ve iyi ki doğmuşsunuz!
Merhaba Melike Hanım,\r\nParis yazınızın çok faydası oldu,teşekkür ederim.Önerdiğiniz restaurantı çok beğendik.Biz Saint German’da Cafe De Flora’nın sokağında ki şubesine gittik.Yemek sonrası Flora’da çay kahve de içilebilir,bunu da yazılarınızı okuyanlara önerebilirim.Ayrıca Da Vinci’nin şifrelerine konu olan Gül çizgisi ve Dikilitaşta bir durak sonra ki Saint Sulpice Klisesinde görülebilir.\r\nGerçekten Paris’te insan başka bir moda giriyor dediğiniz gibi herkesin yolunun bir gün Paris’ten geçmesi dileğiyle..
Çok mutlu oldum geri dönüşünüze. Yemeği beğenmeniz de ayrıca sevindirdi.\r\nKatkılarınız için çok teşekkür ederim, sevgiler…
Selam Melike,\r\n\r\nYazın çok faydalı oldu, biz de bu hafta gideceğiz kısmetse,teşekkürler\r\n\r\nİstanbul’a geldiğiniz bir gün görüşmek üzere,
Selam! Bu hafta gidecek olmanız çok güzel. Ben de bir seyahatten döndüm ve şu an işe çok motive devam ediyorum
Umarım sizin için de rahatlatıcı bir tatil olur. Yeni insanlarla tanışmaktan çok zevk alıyorum, umarım görüşürüz İstanbul’da :)\r\nİyi gezmeler şimdiden!
süper yararlı olmuş bizim için çok faydalandım sayfanızdan kensi paris gezimiz için
merhabalar yazınızı çok beğenerek okudum bende kasım ayında ailem ile gideceğim inşallah yazınızında çıktısını alacağım yanıma kalacağımız otel şanzelizede buradan notre dam, opera, louvre, eiffel kulesine gidiş nasıl olur bebeğimiz var birde hangi metro yada hat üzerinde kalıyor hatırlıyor musunuz birbirlerine çok uzaklar mı yanıt verirseniz çok sevinirim
mETRO HATLARINI HATIRLAMIYORUM, ZATEN FRANSIZCAYA ÇOK YABANCIYIM, HARİTAYA BAKTIĞIM ANDA DURAK İSİMLERİNİ UNUTMUŞ OLUYORDUM. kISA SÜREDE ÇÖZERSİNİZ ORADAYKEN, SORUN OLACAĞINI SANMIYORUM. iYİ GEZMELER.
sevgili gencler,yazdiginiz gezi notlarinizi buyuk ilgi ile okudum,birkac ay sonra esimle yapacagim paris seyahatimiz icin bize isik tuttu,ellerinize saglik,mutluluk dolu gunler dileriz
Yalın anlatımıniz ve verdiğiniz hap bilgiler yazıyı sonuna kadar okumak zorunda bırakıyor. .\r\nElinize, emeğinize sağlık. .
18 mart ta bende eşimle gşdeyim diyorum ,yazılarınızı okuduktan sonra,bakalım havalAnından otele nasıl gidecez bakalım :))))
Macaron konusunda la dureden daha uygun fiyata ve daha da lezzetli olan \r\nJean Paul Hevin’in butığını tavsiye ederim \r\n9 u Japonya da olmak üzere toplamda Asya’da 13, Paris’te ise beş mağazası bulunmakta. 2012 yılında en iyi Macaron yapan ödülünü kazanmıştır karamel elma karışımı olan macaronutavsiye ederim afiyet olsun ))\r\nAdres 231, rue Saint-Honoré, Ier.
seyahate çıkmadan önce blogunuzu okudum gerçekten çok faydalı oldu
ama burda olmayan, hatta eminim çoğu kişinin bile bilmediği bir sürü yer keşfettim. boşuna dememişler yol açık, yola çık diye 
inanılmaz güzel anlatmışsınız tebrik ediyorum sizi
Çok güzel olmuş resim olması çok hoş
Merhaba yazilar icin tesekkurler cok faydali birsey danismak istiyorum temmuzda almanyaya oradan parise gececegiz toplam 4 gun paris ve disneyland icin yeter mi sizce ve disneyland a yakin otel tercih etmelimiyiz
Merhaba, bence 4 gün Paris ve Disneyland için iyi bir süre. 3 tam günü Paris’e, 1 günü de Disneyland’a ayırırsınız. Hatta Disneylanda gittiğiniz günün akşamı yine Paris’te gezebilirsiniz. O yüzden ben Paris içi otelde kalmayı tercih ederdim. Dısneylanda yakın otel düşünmezdim. Ancak Disneylanda 2 gün ayıracaksam 1 gece Disneylandda kalmak mantıklı olabilir.
Merhabalar bende 30.eylül 2015 de gittim harika bir evlilik yıldönümü kutlaması oldu benim için.tıpkı sizin gezdiğiniz yerleri gezdik anlatımınız ve resimleriniz harika yalnız Paris’in dev Marieanne heykelinin bulunduğu ve Fransız Devrimi’nin sembol meydanlarından birisi olan, protestocuların da Bastille Meydanı’ndan sonraki ikinci mekanı Cumhuriyet Meydanı (Place de la Republique)’ dan bahsetmemişsiniz orasıda paris’liler ve benim içinde önemliydi
sınırsız metro biletleri kişi başımı aynı kartı eşimle ve oğlumla kullanabilirmiyim
yASEMİN HANIM MERHABA, HERKESİN AYRI BİR METRO KART ALMASI GEREKİYOR.
harika bir yazı.çok yardımcı oldunuz <3
guzel anlatimlarinizla Paris sehrimizi tanittiginiz ve fransiz turizmine katkida bulundugunuz icin tesekkurler
merhaba çok değerli bilgiler paylaşmışsınız.ben de 2 hafta sonra parise gitmeyi düşünüyorum 12. Bercy ve 9.opera da otel buldum ancak karar veremiyorum.acaba neresi ulaşım açısından daha rahat olur.teşekkür ederim
Merhaba, ben 9.operadan memnun kalmıştım ama diğerini bilmiyorum. Bence metroya yakın olduktan sonra her yer güzel
çOK GÜZEL BİR YAZI ELİNİZE SAĞLIK. AYRICA GEZIPGORDUM.COM’A GÖSTERMiş olduğunuz ilgi ve destekten oturu ayrıca teşekkür ederim
2 gun sonra istikamet bangkok! güzel anlatımınızla ben de sizin tüm notlarınızı okudum, gerekli notlar alındı
görüşmek üzere
Sami Bey, gezgin dayanışması gibisi yok değil mi
İyi gezmeler Bangkok’da, dönüşte yazınızı bekliyorum merakla.
Canım Melikecim,
Paris’e hazırlanıyorum. Önce senin notlarını okuyarak başladım işe ve en güzeli de haritan oldu. Yine çok güzel bir anlatım olmuş. Kocaman kalpler, öpücükler…
Yazını okudum. 2012 Ekim ayı’nda sanırım tanışmamıştık bile. Ve hatta senin kızların dünyaya gelmemişti ben de bankacılık sektöründe sürünüyordum. Nereden, nereye…